Beyin damarlarımın parmaklarıma verdiği emirle yazıyorum sana bu yazıyı. Birazda alkolün etkisi var tabi. Bilirsin, ben sadece alkol aldığımda dürüstüm, safım sana. Ama o da olmuyor ki. Alkol kaçırıyor bütün masumiyetimi. Sen bana kızardın hep biliyorum ama sana bu günlerimi anlatmak zorundayım. Sadece bil diye...
Sensizliği bedenimde ilk hissettiğim an büyük bi boşluktu benim için. Bilincimin beynimden siktir olup gitmesiyle seni kaybetmek bir oldu. Bocaladım açıkçası. 3 veya 4 günlük süreyle manik depresif kovaladı peşimi. Ne yalan söyleyeyim 3 4 gün oyalandık onunla. Hep seni hatırlattı bana. İsmini fısıldadı sürekli kulağıma. Güldüm ilk baş sonra ‘terk etti seni’ diye yıktı her şeyi tekrar tekrar başıma. Kovdum onu sonra. Küfür ettim bağırdım çağırdım. Yine karanlıktı ortalık. Bi kez daha hatırlattı seni bana. Yürüdüm üstüne çığlıklar, bağırışlar, tehditler, daha neler neler… Bi çocuk masumluğu çöktü üstüme sonra. O da 4 5 gün takıldı ve siktir oldu. Brütüs çıkageldi tekrar... Ah o sadık dost. Bu sefer dostça yaklaşmasını ben engelledim. Belki sarsın istedim aynı sen gibi. Fakat tutmadı tabi yerini. Yokluğunun yanında bile her şeyi aciz bırakacak kadar asil damarlarım yoluyla vücudumu tavaf eden aşkın. Duvarlara çarptım bir sürü. Yığınla yara var vücudumda. Özlemin verdiği tatlı acıyı bi daha olmayışın ihtimaliyle harmanlandım. Sokaklarda gezerken bi denklem vardı dürtükleyen. Neydi… neydi… neydi… Bakma rol kestiğime. İşime pek gelmiyor hatırlamak. Bu gece oldukça uzun oldu. Elimde değil bu cümleler ben istemeden çıkıyor. Yazım hatalarıyla dolu bi defterim ve yapım hatalarıyla dolu bi hayatım var. Avuçlarımda ellerini görmek isterdim, kırıntılarını değil…
***S’onsuzlukta olduğumu sandığım bi zaman diliminde, değeri sokak lambasını dibinden gökyüzünün tavanına kadar uzanan bi zat için yazılmıştır!
3 Şubat 2009 Salı
S'onsuz sandım yine dünyayı! (:
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
