BLOGGER TEMPLATES AND TWITTER BACKGROUNDS »

18 Mart 2009 Çarşamba

Eda'ma...

Değişim iyi. Yolculukları sevmezdim pek fakat birikince içine duygular o uzun yollarda düşünmek için çok kez kafan patlıyor. Soyutlara yüklüyorsun kalbini ve zihnini. Hiçbir şey kontrolün altında olmuyor -18’sen. Radyodaki çalan şarkıyı değiştirmek elinde değil ve bi o kadar mahkûmsun bi sonraki şarkının merakına. ‘Ben çok şeyden arındım’ diye bırakmışım en son kalemi. Öyle olduğunu sanmışım sadece. İstemezdim ama komik ki istemek bile elimde değil. Yollar bile arındıramazsa insanı, yağmur bile akıp götüremese içindeki zehirlenmiş duyguları ne çözüm olabilir ki başka? Belirsizlikler var sadece. Bi kâğıdın sonuna gelmişsen ne derece sığdırabilirsin ki cümlelerini? Bi yerde bitmeli mutlaka. Gitmeli o vazgeçilemeyen. Ve peşi sıra yitirmelisin bi yerde ağlama krizlerini. Şerefine yaktığın sigaraları söndürdüğün gibi. O sigaralar gibi olmamalı sonun ama. Küllerin kalmamalı. Duman olup uçmalısın yeni gülüşlere. Ve her sigara da yeniden doğmalısın. Kül tablası niyetine kullanmamalısın ruhunu. Etine ne kadar zarar verirsen o derece zorlaşır unutmak. Ruhuna söndürdüğün sigaralar ilk günkü gibi hissedilir. Bi tek iplikle bağlıdır sadece nefes alış-verişlerin hayata, tek bi kişiyle değil. Tek bi seferlik yaşanır aşk tüm güzelliğiyle, hiddetiyle, büyüklüğüyle. Tek gidiştir yollar aslında. Dönüşleri yaratan kaderdir sadece. En görkemli gitmekse tek gidişi olandır sadece. Konabiliyorsan eğer yeni dallara kazanan da sensindir kaybeden de… Marifet gitmekte de değildir aslında. Marifet unutmakta… Filmin bi sahnesinde hayat bulmamalı anılar veya kapatmamalısın o en derinlerdekini hatırlatıyor diye… Sonuna kadar izlemelisin sadece, yüzünde küçücük bi tebessümle…

21 ocak 2009

11 Mart 2009 Çarşamba

Rüya kapısından geçişlerde kayboluyorum nedense


İzlerini sayarken buldum bu kalbi kumsalda. Dalga alıp götürecekti zor tuttum. Birden değişti aklına gelen herşey. Kumda kalaler belirdi heryerde. Birisi elimden çekti aldı sonra o kalbi. Bulutlar siyahla buluştu ve deniz tepkisini belli etti daha sonra. Yıkıldı kumdan kaleler, umutlar, hayaller...
Koşarak kaçtım asvalt monotonluğuna. Nasıl yaralandığımı fark edememişim. Bıraktığım kırmızı ayakizlerinden bulmuş olmalı sensizlik beni. En uzak yerler yakınlaştı birden. Öyle bi deli zamandı ki gökyüzüne çarptım kafamı.
Temasımla karardı.
-Yıldızsızdı.-
Bilseydim kafamı koparmayı tercih ederdim. Umudumu saklamışım mavi-beyaza. Kayboldu gitti o da.
Sen'le taşan kalbim hümanist aklımla harbe girdi. İçim kan gölüne döndü, yansımanı gördüm.
İçimden çıktım seni aradım yanımda sensizlikle. Alçak olucak ki kandırdı beni. Senin olduğun kapıları bir bir kapatmış meğerse.
Şimdi buz kadar dondurucu güneşin kavurduğu yerler. Şehir soğuk, dondurucu, korkutucu! Sen yoksun. Hatıraları kurcaladım biraz. Gülüşümü tam dudağının kenarına bırakmıştım. Gördüm ki gözyaşın alıp götürmüş onu. Ağır gelmiş olmalı..
Hataların telafisi olmazmış. Haklıymışsın. Şimdi sen gel-sen de kabul edicek bi kalp yok burda. Bi beden bi ruha uyup soyutlaştı. Karanlık kadar kararsız ve hilekarlaştı... Bulmaya cesaretin yok. Korkuyorsun, üzülüyorsun, için yanıyor... Sen göremiyorsun.!!