Değişim iyi. Yolculukları sevmezdim pek fakat birikince içine duygular o uzun yollarda düşünmek için çok kez kafan patlıyor. Soyutlara yüklüyorsun kalbini ve zihnini. Hiçbir şey kontrolün altında olmuyor -18’sen. Radyodaki çalan şarkıyı değiştirmek elinde değil ve bi o kadar mahkûmsun bi sonraki şarkının merakına. ‘Ben çok şeyden arındım’ diye bırakmışım en son kalemi. Öyle olduğunu sanmışım sadece. İstemezdim ama komik ki istemek bile elimde değil. Yollar bile arındıramazsa insanı, yağmur bile akıp götüremese içindeki zehirlenmiş duyguları ne çözüm olabilir ki başka? Belirsizlikler var sadece. Bi kâğıdın sonuna gelmişsen ne derece sığdırabilirsin ki cümlelerini? Bi yerde bitmeli mutlaka. Gitmeli o vazgeçilemeyen. Ve peşi sıra yitirmelisin bi yerde ağlama krizlerini. Şerefine yaktığın sigaraları söndürdüğün gibi. O sigaralar gibi olmamalı sonun ama. Küllerin kalmamalı. Duman olup uçmalısın yeni gülüşlere. Ve her sigara da yeniden doğmalısın. Kül tablası niyetine kullanmamalısın ruhunu. Etine ne kadar zarar verirsen o derece zorlaşır unutmak. Ruhuna söndürdüğün sigaralar ilk günkü gibi hissedilir. Bi tek iplikle bağlıdır sadece nefes alış-verişlerin hayata, tek bi kişiyle değil. Tek bi seferlik yaşanır aşk tüm güzelliğiyle, hiddetiyle, büyüklüğüyle. Tek gidiştir yollar aslında. Dönüşleri yaratan kaderdir sadece. En görkemli gitmekse tek gidişi olandır sadece. Konabiliyorsan eğer yeni dallara kazanan da sensindir kaybeden de… Marifet gitmekte de değildir aslında. Marifet unutmakta… Filmin bi sahnesinde hayat bulmamalı anılar veya kapatmamalısın o en derinlerdekini hatırlatıyor diye… Sonuna kadar izlemelisin sadece, yüzünde küçücük bi tebessümle…
21 ocak 2009
18 Mart 2009 Çarşamba
Eda'ma...
Gönderen nelly zaman: 14:28
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

1 yorum:
cnm benm birick yankimm :D tşk ederim ;)
Yorum Gönder