BLOGGER TEMPLATES AND TWITTER BACKGROUNDS »

23 Haziran 2009 Salı

Postmodern.


Bana yazdığın şiirleri kalbinin sol tarafında sakla.
Unufak et, puzzle tamamlıyalım yine seninle.
Ve sonra gözlerimdeki ateşte yak.

Postmodern umutlar ısmarla bana.
Sofiktike acılar serp üzerine,
Bir kaç kesme şeker de koy, dekor olsun.

Pesimist gülücükler koy dudağımın kenarına.
Ben gülerken ağlasınlar.
Manik depresif olsun diğer adım, yadırgamasınlar.

Bir ilham perisi bıraktım yanına.
Sırf bana yaz diye.
Öznelerindeki yerimi bi başkası alırsa, öldürecek seni.

Hümanist bi intihar çizdim ikimize.
Zaafın var bilirim.
Koşarsan, tadacaksın tüm hazları.

Senin tek burukluğun benim.
Bana minik, koşar adımlarla gel..

Otistik ruh hali


Yorgunluk, bi kuş kadar hafif olma arzusu, Sigara dumanının ciğerlerindeki basıncı, binbir günah, bir sevap, binbir acı, tek bi sızı, kırık buruk unufak hayal parçacıkları. Kafamın içinde gezinen çengel işaretlerinden kurtarabilicek birisi lazım düşlerime. Sol kolumdan tutup bi hamlede zifirinin baskısından, beyazların hafifliğine kavuşturucak birisi lazım sadece. Çok şey istemiyorum. Tek bi şey istiyorum hayattan. Tek bi kişi. Tek bi beden, tek bi ruh. Kendimden geçercesine güvenmek istiyorum sadece. ''Sade''ce istiyorum kalbini, sevgisini. Çocuk saflığında olsun istiyorum. Kendimi kurtarmak için kendimden kaçmam gerekli. Beni benden kaçıracak birisini istiyorum. Karanlıkta oturmak gün ışığından mahrum bırakıyo yüzümü. Tenimin zifiriye kaçması bundandır. Huzursuzum. oldukça huzursuz. Alkolsüz kaldığımda damarlarım isyana başlıyo artık. Bi alkolik gibi bağımlıyım sanki kedere. Özenle büyüttüğüm papatyalarımın, aslında kaktüs olduğunu göremicek kadar körüm. Bile bile lades şeklinde seviyorum onları. Ellerimin kan içinde kalmasına aldırmadan, sarılmak istiyorum kaktüslerime. Bi yerden sonra acıyı hissetmezmiş insan. Ben, kaktüslerim beni şah damarımdan öpsün istiyorum. Devrik cümlelerimden, devrik sevgilerimden sıyrılıp bi roman olmak istiyorum. Hepsini geçtim. Taşıdığım bu mazoşist, orospu ruhlu aşktan kurtulmak istiyorum. Her gece bir iğne yemek, iğnenin deliciliği değilde, iğneninin sebebini düşündükçe kan ağlamak, bileklerine bakmak ve hatırlayamadığın, hayatından her gece eksilen bilinçsizce bi yarım saat geçirmek, sonrasında balkona çıkıp orospu dünyanın gelmişini geçmişini düzercesine çığlık atma arzusu, ve kendini, koşan bi atı dizginler gibi gemlerinden çekerek, beline topuklarınla vura vura durdurur gibi dizginlemek zorunda olmak. Ördüğün duvarlardan hiç bi defolu ruhu geçirmemene rağmen, kendi ruhuna düzenlediğin kaoslar, yağmalamalar. Üstelik buna tek bi aşk kırıntısının sebep olması. Aşşalık. Pislik. Orospu ruhlu bi aşkın sebep olması. Çok olmaya başladı. şimdi o kişi de gelmesin. istediğim tam anlamıyla tekbaşınalık ve bencillik. Yapamadıklarımın sayısı hayli az ama yaraları ayrı ayrı büyüktür. ve o yaraların kabuklarını yolmak, ağlamaktan zevk almak gibi. Yenildim. Ya da gafil avlandım, ne önemi var ki. Şu yazının satırları arasında sıkışıp kalıcak kadar küçük değildi ruhum. Kurtulamıyorum. Sadece kurtulamıyorum.

20 Haziran 2009 Cumartesi


İnsan denilen sevebildiği kadar yer kaplarmış.
Ne kadar var olduğunu kestiremyorum.
Bir kere daha sarılsam sana,
Yan sanayi bi ütopya olup çıkar dünya.

Nefesim çığlıklarımı kısıtlıyor.
Hazmedemediğim sevgimin içimde hapsolup kalmasından rahatsızım.
Her saniye büyümesi cabası mı bilemem ama,
Damarlarımın isyanını hisseder gibiyim.

Nikotini senin yerine koymak canımı sıkmaya başladı.
Bir izmarit daha katıldı kültablası manzarama.
Kapma alanınızın dışındayım,
Bir paket murattiy'le başbaşayım.
Şu an sadece nikotine plotoniğim,
onun umrunda değil.

4 Haziran 2009 Perşembe


Geçmiş fazla ağırdı bugün.
Cam kenarında kahvemi içerken birden yanımdasın sandım.
Hani o sevdiğin tekli koltukta iki kişi oturuyormuşuz gibi sıkıştırdım kendimi.
Yağmur yağıyordu bir de. Kafamı yaslayacak bir destek eksikti sadece.
Yüzüm ıslandı, şaşırdım yağmur yüzüme yağıyordu sanki.
Sanki ben bir ölüyü anar gibi andım bugün seni.
Sanki bir ölüyü özler gibi özledim.
Ve ilk gidişin gibi yağdı damlalarım.
Fazla daldım senli-benli haşırneşir dünlere.
Özlemek, sahiplenmek çok tuhaf ve çok vahşi.
Zaten ben bu yüzden katlettim bizi.