Doldurduk keseyi ağzına kadar gözyaşlarıyla.
Efkârlı şarkılarla tetikledik kalbimizi.
Yoğun yaşanmaz oldu artık duygular.
Ve eften püften şeyler yer aldı artık sevgilinin yerine kağıt-kalem ikilisinde.!
Kavanozlaşmış bi şekildeydik yoğunlaşırken nöbetlerimiz.
Kavanozlaşmıştık çünkü içimizdeydi her kelimemiz.
Biri açarsa kapağımızı öğrenilirdi ancak hiddetimiz.
Sigaramın dumanından bulanık gözükmemeli hayat!
Veya içki sebep olmamalı sarhoş mutluluğuma.
18’den yarım eksik şimdi her şey... Kısıtlamamalı beni!
Yaşıyorduk ya hani doya doya… Zamanın farkında olmamak geliyordu içimizden.
Çünkü eve gidiş yolları hiç renkli gelmiyor bize.
Ve özlemek… Havanın 40 derece olduğu zamanları özlemek…
Zamanlarım karıştı sanırım… Geçmiş mi? Gelecek mi? Şimdiki zaman mı?
Tadıyorum da… Bilinçsiz konuşmak gerçekten can sıkıcı.
Siz farkında değilsiniz ama?
Sürekli bi alış-veriş var somutlaştırdığımız varlık ‘’hayat’’ la aramızda.
Bir şeyler götürüp duruyor sürekli! Kancık!
Bense sadece gülüp geçiyorum bu duruma…
Ve ‘’ Üstü kalsın seni aşşalık’’ diyip kadehimi havaya kaldırıyorum... (:
11 Ocak 2009 Pazar
Hayat
Gönderen nelly zaman: 06:25
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 yorum:
Yorum Gönder